Sözlük +?

açıklayıcı bir cümle

2 mesaj

4 mesaj

Want to make your posts stand out? You can add images, text styles and more - it’s easy!

4 mesaj

Stunning layouts, unlimited discussions & real time messaging - it’s all right here!

Yeni Mesajlar
  • Bu tanımlar bütünü, insanlık tarihine paralel bir dizgide gelişmiş, çağının insanının hayat ve düşünce tarzının izini süregelmiştir. Başka bir deyişle insanlık tanımının değişim sürecine adapte olmuştur ya da olmaya çalışmıştır mimarlık. Çoğu zaman kelimelerin etimolojik kökenlerine yaptığımız değinmelerle geçiştirdiğimiz bu tanımlar her mimarın; zihninde ve yer küreye bıraktığı her izde yeni ve yeniden yorumlanmıyor mu aslında?  Mimari perspektifini en geniş kapsamıyla ele aldığı Louisiana Manifestosunda, mimarlığın da en güncel tanımlarından birini ortaya koyan Jean Nouvel; dünyanın her noktasında üretim yapma imkânı bulan(oluşturan) sayılı mimarlardan olması itibariyle, bu bağlamda büyük öneme sahiptir denilebilir.  Peki, ne der Jean Nouvel? “Mimarlık, bazı insanların iradesi, arzusu ve bilgisiyle belli bir dönemde belli bir yeri değiştirmektir. Mimarlık hiçbir zaman tek bir kişinin işi değildir. Her zaman belli bir yerde, kuşkuşuz biri ya da birileri için,  ama aynı zamanda herkes için mimari yapılar oluştururuz. Belli bir üslubu benimseyerek mimarlığı sınırlandırmaya son vermeliyiz artık. Çağımız kuşku duyan, arayan ve hiçbir zaman bir şeyler bulduğu düşüncesine kapılmayan mimarlara ihtiyaç duyuyor; kendini tehlikeye atan, deneyselciliğin değerlerini yeniden arayıp bulan, inşa ederken icat eden, kendini de şaşırtan, kendi penceresindeki küfü görüp onu yorumlamayı beceren mimarlara. Kibirli kentlerin kozmetiğiyle uğraşmayı, kendini estetisyen sanan mimarlara bırakalım.” (Louisiana Manifestosu, Jean Nouvel)Klon mimariye bütünüyle karşı olan Nouvel, mimari eserin yere bağlılığını ve farklı lokasyonlara uyarlanamaz olduğunu savunur. Tek bir üslubun benimsenmesi ile her probleme, aynı işleme tabi tutularak cevap aranmasının yanlışlığını vurgular. Ona göre mimarlık sürecinde her problem özgündür ve mimari eserler de bu problemler gibi biricik olmalıdır. Her yerde var olabilecek ve kendini sattırabilecek mimari, nitelik ve karakterce yoksundur. Özgün üretimse bir reçeteye bağlanamaz ve deneye muhtaçtır. Çağının yaşam ve düşünce tarzına ayna tutmayı ve yapılarına bu olguların temsili niteliği kazandırmayı ana hedefi olarak tanımlar.Mimari üretimlerini de daima bu yaklaşımlar dâhilinde açıklayan Jean Nouvel, cephe tasarımına özellikle önem verir ve burada ışık-gölge oyunlarına, iç ve dış mekânın ayırdını zorlaştıran illüzyonlara sıklıkla başvurur. Bu alanda ne kadar başarılı olduğunun cevabı kişiden kişiye değişse de, tasarım sürecindeki deneyselliğin doğurduğu çeşitlilik yadsınamaz bir gerçektir. Adının var olan mimari yaklaşımlarla doğrudan doğruya özdeşleştirilememesine karşın cepheyi ele alışındaki bu tutumu, tasarımlarını diğer tasarımlar içinde yer yer okunur kıldığı da söylenebilir. Değişmez bir yöntemi kabul edilemez bulan Nouvel ’in, yapıları, bu şekilde, daima dıştan içeri doğru ele alması sorgulanabilir yanlarındandır. Söylemlerinde iç mekân çözümlemelerine pek değinilmemesi ve mimari yaklaşımının tek boyutlu olarak, yalnızca cephe tasarımındaki karşılığı denetlenebilir olması kuşku uyandırır. Bir yandan popüler kültürün dayatmalarını ve türetim mimarlığını eleştirirken, diğer bir yandan, siyasi otoritelerin rekabetleri dâhilinde yürütülen bir kentsel dönüşüm projesinde yer alarak hatta belki de merkezinde konumlanarak popüler kültürü beslediği söylenebilecek mimari ürünler ortaya koyması da, “mimarlık ve etik” başlığı altında ayrı bir tartışma konusu olarak ele alınabilir. Jean Nouvel kendi içinde tutarlı ve geniş çevrelerce kabul görecek bir mimari yaklaşım ortaya koysa dahi, bunun uygulamalarında karşılığını bulup bulmadığı(çağı ve ihtiyaçlarını doğru okuyup, yorumlayabilmenin yanı sıra, bunların cisimleştirilmesindeki yetkinlik) tartışılmayı ve cevap bulmayı bekleyen bir sorudur. Bu hafta “Mimarlar Ne Der+?”de özellikle cephe tasarımlarıyla ve dünya çapında ortaya koyduğu 200’den fazla eseriyle, çağımızın adından söz ettiren mimarlarından Jean Nouvel’i tanımaya çalıştık. Yer yer sorulmayanı, yer yer cevabı bilineni sorarak, yeni mimar ve mimarlık ofislerini tanımaya çalışmak, onların dediklerine ve demediklerine birlikte kulak vermek dileğiyle, bir sonraki buluşmamızda görüşmek üzere! 
  • sdfssdfsdfdfGeçmişte deneyim, birikim ve başarı dikkate alınır, abuk sabuk isteklerle yarışmacı baştan soğutulmazdı." Bugün yarışmalara bakıldığında genellikle genç ekiplerin katılımına rastlanıyor. Bu durum sizin yarışmalara katıldığınız dönemde de böyle miydi? O dönemdeki yarışmacı profilini nasıl tariflersiniz? Böyle değildi. O dönemde herkes katılırdı. Eskiler de katılırdı, yeniler de. Daha sağlıklı bir ortamdı. Şimdi eski yarışmacılar pek girmiyor. Yavuz Selim Sepin, Baran İdil giriyor. Yavuz bizden sonraki dönem, çalışkan çocuk, gayretlidir. Ben onu çok severim. Bir onun girdiğini görüyorum. Baran da yarışmaları seven bir insan. Hasan Özbay ile birlikte giriyorlar. Benim de elemanım olsa ben de girerim. Can'la (Elmas) da denedim, iki-üç yarışma yaptık. Ben 54 senedir bu işin içindeyim. Ben neden yarışmaya katılmayayım? Ben bu kadar yarışma yapmış biriyim ama Türkiye'deki koşullar olumsuz. Ortamı düzeltmek, adil hale getirmek lazım. Bakıyoruz aynı adam 6 kere jüride. Başka adam yok mu? Bizim zamanımızda 2 bin mimar vardı şimdi 40 bin mimar var. Niye aynı adam 6-7 kere jüride? Olmaz. Bu ahbap-çavuş ilişkisi. Gel sen jüri ol diyor, hemen gidiyorlar. Ben daha önce yaptım jürilik demiyor kimse. Para bile etkileyebilir insanları.7 kere jüri olsan iyi para kazanmış olursun. Ama biz hiçbir zaman onları düşünmedik. Yani bugün suçluyorum belki ama bizim dönemimizde kimse jüri parasını düşünmezdi. Onu bir onur olarak sayardı. Ama bugün öyle olduğunu hiç zannetmiyorum. Bayağı zor bir iş. Adamlar emek veriyor 1-2 ay sen onu değerlendireceksin. Hep karşı çıktım. Can'a da söyledim hatta, Balıkesir Yarışması'nda jüriydi. 95 proje 2-3 günde değerlendirilemez. Yakın dönem yarışmalarını takip ediyor musunuz? Hayır. Yasasının da olmasına karşın bugün telif haklarına saygı gösterilmiyor! Müellifi olduğumuz Emniyet Genel Müdürlüğü yapılarından birini yıkıp yerine yapmayı düşündükleri yeni bina için (uyarılarımıza rağmen) bize haber vermeden proje ihalesi açabiliyorlar.70'li yıllarda böyle bir şey söz konusu değildi.1960-1980 döneminde anlaşmazlıklar geç de olsa çözülüyordu. Emniyet ve Bayındırlık Bakanlığı Genel Müdürlüğü yarışmaları ile ilgili haklarımızı Maliye Bakanlığı'nda iki yıllık süreç sonunda kazanmıştık. Bugün olası mı? Konuşabilirdiniz, tartışabilirdiniz ve kavga da etseniz kimse size kin tutmazdı. Nefret yoktu, rüşvet yoktu. Geçmişte yarışma jürilerinin seçiminde, yarışma sonuçlarında aksaklıklar olsa da bugün yaşadıklarımızla kıyaslanamaz! Deneyim, birikim ve başarı dikkate alınır, abuk sabuk isteklerle yarışmacı baştan soğutulmazdı. Proje ücretleri üzerinde kurallara uyulur, kurban pazarlığı olmazdı! Proje fiyatları Mimarlar Odası veya Bayındırlık Bakanlığı ücret tarifesi ile saptanırdı. Bugün metrekare üzerinden pafta sayısı veya adam/saat olarak ne ararsanız var. Artan mimar sayısının sonucu olarak alınan bedeller de hizmetin kalitesini düşürecek derecede az! Mimarlardan satın alma departmanları teklif istiyor bugün. Mimarlıktan haberi olmayan insanlar sizin kalitenizi değil verdiğiniz fiyatı değerlendiriyor ve firmalara proje hizmeti satın alıyor. Mimarın patronluğu geçerli olup, diğer uzmanlar mimarın yönetiminde çalışırlardı. Son olarak, önemli fark bilgisayarın yaşamımıza girmesi. Bilgisayar olmadan proje kararları daha çok düşünülerek verilip iki boyutlu çizimde belirli bir kalite ile ortaya çıkmaktaydı. Bilgisayar öncelikle sonsuz bir ''alternatifleri görelim'' kargaşası çıkardı. Hem de ''iki gün içinde''. Sonra bir ''3d max çiz de görelim" geldi. Projeyi çizmeden binaların iç mekân animasyonları yapılmaya başlandı. Bilgisayarda yapılan çizimler ekranda bakarken anlaşılırken basıldığında bilgi fazlalığı ve standartların olmaması nedeniyle çorbaya dönüyor bugün. Aydınger çizimler üzerinden mimari mühendislik koordinasyonu yapılırken bugün bilgisayarda süperpoze çizimi yapılıyor ama burada çakışmaları görecek göz kimde var? Ben, nostaljik olarak görülse de hala 5B kalemle eskiz yapıp, te ve gönye çizimi, falçata ile yaptığım maket yardımıyla tasarımı doğru buluyor ve özlüyorum.
  • ssassadasdasdasdsfsd dsfdf dsff sdf dsfsdfsdf dsfsdfsdf dsfsdfsdf sdfsdf sdfsdsdffe

© All rights reserved.

Belink Studio 2015-2019

  • Facebook - Black Circle
  • Google+ - Black Circle
  • Pinterest - Black Circle
  • Instagram - Black Circle