Walter Gropius

January 1, 2017

   

  Walter Gropius ve Bauhaus 

 

Modernizmin öncülerinden olan Walter Gropious Alman bir mimardır. Le Corbusier, Frank Lloyd Wright ve Mies van der Rohe gibi diğer çağdaşlarından da bir yönüyle ayrılır o da disiplenlerarası çalışmayı desteklemesidir. Bu hususta Uğur Tanyeli’nin bir eleştri yazısında Nerdinger’in kitabına atıfta bulunarak “ Orada, mimarın kendi ifadelerine ve başka belgesel tanıklıklara dayanarak eskiz yapmak, mimari çizimler hazırlamak ve öğrencilerine çizerek proje tashihleri vermek açısından ömrü boyunca değişmeksizin sürüp gidecek beceriksizliği betimlenir. Modern Mimarlık’ın dört büyük ustasından biri olduğunda uzlaşılmış bir mimarın ömrü boyunca başkalarının kalem emeğine mutlak bir bağımlılık içinde oluşu ilginçtir.” Diyerek Gropious’un grup halinde çalışma isteğinin belki de bu husustan kaynaklanabileceği üzerine bir çıkarım yapabiliriz. Belki de bu dezavantajı avantaja çevirmeye başladığı anda iyiki de böyle kusurları varmış diyebiliyoruz.

 

 

Adolf Meyer ile birlikte 1911 yılında tasarladığı Fagus Werk Ayakkabı Fabrikası, geniş kitlelerce tanınmasını sağlamıştır. Daha sonra 1919’da Bauhaus’un kurulmasının en büyük başyapıtlarında biri diyebileceğimiz Gropious kuruluş manifestosunda “Mimarlar, heykeltıraşlar, ressamlar, hep birlikte zanaatlara geri dönmeliyiz! Çünkü sanat bir ‘meslek’ değildir. Sanatçı ve zanaatçı arasında önemli bir ayrım yoktur. Sanatçı yüceltilmiş bir zanaatçıdır. İstencinin bilincini aşan o ender esinlenme anlarında, ilahi bir güç yaptıklarının sanata dönüştürülmesine neden olabilir. Öte yandan, her sanatçının bir zanaatta becerisi olması zorunludur. Yaratıcı hayal gücünün temel kaynağı burada yatar. O halde, zanaatçı ve sanatçı arasında kibir engelleri yükselten sınıf ayrımının olmadığı yeni bir zanaatçı loncası kuralım!” diyerek Bauhaus’un temellerini atar. 1919’da Weimar şehrindeki eski fabrika binasında eğitimlerine başlayan okul 1926 yılında daha sonra kaptılmasına da sebep olacak siyasi nedenlerle Dessau kentine taşınıyor. Dessau’daki yapısında Gropious’un imzası bulunur ve tasarımında dağınık bir kampüsten ziyade olabildiğince birbirine yakın mekanlar düşünmüştür. İlk başlarda Dessau Dük’ünün finanse ettiği Bauhaus, gitgide tanınmaya başlayan okul, dışarıdan işler almaya başlayarak kendi kendini çevirmeye başlamıştır. Ekol haline gelen bu sistem daha sonralarda siyasi rahatsızlıklara neden olarak 1933 yılında Nazi Almanyası tarafından kapatılmıştır. Bünyesindeki eğitimciler ise yurtdışına kaçmak zorunda kalmıştır. Okulun temel tasarım derslerini yürüten Wassily Kandinsky Fransa’ya göç ederek uyruğunu değiştirmiştir. Bu sırada Gropious ise önce İngiltere’ye daha sonra Harvard Üniversitesi’nden aldığı teklifi hemen kabul edip Amerika’ya gitmiştir. Oradaki hocalık yıllarında ise yine Bauhausvari diyebileceğimiz TAC (The Architects Collaborative)’ı kurmuş ve öğrencileriyle beraber çalışmalar yapmaya devam etmiştir.

1969 yılında Cambridge, Massachusetts’ de hayata veda etmiştir ve ardında bugün Mimarlar Ne Der + ? ‘de konuştuğumuz ve sürekli konuşulacak olan Bauhaus ekolünü bırakmıştır.

Toplantı Sonu Yazılan Anonim Fikirler

 

 

 

 

 

 

Katılımcılar

Oğuzhan Koral

Rümeysa Karaman

Işılay Güngör

Mehmet Erdoğan

Sümeyye Yıldız

Denizhan Erinekçi

Hüseyin Çelik

Emre Gökçe

Oğuzhan Abdit

Ferhat Akkurt

İlayda Kal

Ercan Çelikel

Furkan Filiz

Sinem Celen

Burcu Meral

Şeymanur Ceylan

Neslihan Bingöl

Şule Karabıyıkoğlu

Ali Furkan Kiracı

 

Katılımcılara Buluşmadan Önce Sunulan Kaynaklar

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Tanıtılan Yazılar

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Son Paylaşımlar

April 22, 2020

May 6, 2019

Please reload

Arşiv