Álvaro Siza

March 11, 2018

 

1933, Portekiz doğumlu Alvaro Siza, her ne kadar modernizmin soyutlaştırıcı ve yabancılaştırıcı özelliklerini dışlasa da eserlerinde modernizmden izler göstererek şiirsel modernist adıyla anılır. Ve modern mimarlık dünyasına çok önemli eserler vermiştir. Genel geçer, dönemin modası olan akımlara karşı olan Siza, tutarlı bir yol çizip her zaman kalıcı değerleri savunmaya özen göstermiştir. Duyguların çok önemli olduğunu savunur ve bir mimarın tasarım sürecindeyken ne yaptığını hissetmesi gerektiğini ve aşırı rasyonellikten kaçınması gerektiğini önerir. Çünkü ancak bu şekilde problemleri çözebileceğimize, aksi takdirde bir şeylerin eksik kalacağına inanır. Ayrıca estetik ve fonksiyonun birlikte düşünülmesi gerektiğini savunur.

 

Eserlerinde çokça rastladığımız beyaz tonları, kırmızı tuğla, katı görünüm, kavisli profiller, içbükey ve dış bükey cepheler bize Siza’ın bir tasarım dilinin olduğunu düşündürtse de kendisi herhangi bir teorik çerçevede çalışmadığını ve farklı ülkelerde, farklı şartlarda; farklı yapı teknikleri ve malzemeler kullandığını söyler. Çünkü bu farklı yerlerin; iklim koşulları, tarih, kültür ve atmosferlerinin farklı olduğunu belirtir. Siza’nın eserlerinde her durum farklı bir cevabı doğurur ve böylece belli kalıplarla kendini sınırlandırmaz. Bu bağlamda uluslararası stil yerine “kritik bölgeselcilik” düşüncesini savunur.

 

Aynı zamanda yaptığı işi yerel geleneklerin devamı olarak gören Siza, tüm geleneklerin değiştiğini, dönüştüğünü veya öldüğünü eklemeyi ihmal etmez. Geleneklerin hareketsiz anlamına gelmediğini ve yeniliklere açık olması gerektiğini çünkü iki kavramın birbirinin tamamlayıcısı ve yaşatıcısı olduğunu savunur.

Tasarım sürecine başlarken daha araziyi bile görmeden sadece bir fotoğrafa bakarak eskiz çizmeye başlayan Siza, bu eskizlerin ilk başlarda bir işe yaramasa da birleşerek bir fikir çıkardıklarını belirtir. Sayısız eskiz çizmesi bize; aklına gelen her fikri kaydetme ve üstüne bilgiler ekleyerek geliştirme isteğini gösterir.
 

“Günümüzde apaçık şeylerin tikelliğini ve sihirli tuhaflığını yeniden keşfetmemiz gerekiyor.”

Alvaro Siza, 1983

 

“imgelemden söz ettiğimizde bunun bir kaçış ya da olağanüstü şeyler üretmek olduğu düşünülebilir. Oysa apaçıklık bizi, gerçekliği olduğu gibi ele almaya götürür.”

Alvaro Siza, 2011

 

Bu sözleriyle ve “ Apaçıklığı İmgelemek” kitabıyla anlatmak istediği: bir mimarın ona verilen alanı kullanırken, orada bulunan ve “apaçık duran” çevresine saygılı ve uyumlu bir şekilde davranmak. Geçmişi göz ardı etmeden yeni düzenlemeler yapmak; yani imgelemek. Bu fikrini yapılarında doğaya, çevre binalara ve kente uyumuyla yansıtır. Eserleri sanki oraya aitmiş hissi uyandırır bizde. Buna örnek olarak verebileceğimiz eserlerinden biri de topografyaya uyumuyla dikkat çeken eseri Piscina Leça’dır. Doğduğu yer olan Matosinhos’ta bulunan tuzlusu ile oluşturulan, oyukların içine yerleşen ve dalgalı Atlantik Okyanusu’nda güvenle yüzülebilmesine olanak veren havuz, denizle adeta iç içe ve bütündür. Soyunma odalarının bulunduğu yapı ise yola paralel ve zemine ait bir oluşum gibi yerleştirilmiştir. Soyunma odalarında kullandığı ve bu sayede insanları sert kaya zemine hazırlamayı planladığı ahşap ve metal malzemeler; Siza’nın kullanıcı hislerine verdiği önemi doğrular niteliktedir.

 

Uyumun yanında kontrasta da önem veren ve sıkça kullanan Siza, Çin’de Shihlen Chemical Industrial Jiangsu Co. için tasarladığı suda yüzen ofis binasında da vurgulamış. Beyaz beton ve zemindeki yeşil ile oluşturduğu kontrast Siza’nın doğa ile uyum tutkusunu kanıtlar niteliktedir. Aynı zamanda bu yapı kıvrımlı yapısıyla, endüstri yapılarının sahip olduğu özelliklere karşı niteliktedir. Bunun yanında bir bina tasarlarken, yapının açık ve belli katmanlara sahip olması gerektiğini savunur. Kaybolmuş hissi uyandıran, hangi yolu takip edeceğimizi bilemediğimiz yapılara karşı çıkar.

 

Siza’ya göre, mimarlığın alternatif fonksiyonlara olanak sağlaması gerekir. Çünkü farklı ihtiyaçlar, ilişkiler ve yaşama biçimleri vardır ve insanlara ne yapacaklarını empoze edemeyiz. Bu görüşünü destekler nitelikte olan Evora’daki sosyal konut grubu Quinta de Malagueira, içinde çeşitlilik barındıran duru bir çözümdür.

 

Alvaro Siza’nın insancıl ve çevreye uyumlu eserlerinden biri de Berlin’de savaş sonrasında tasarlanan “Bonjour Tristesse”. Çevre binalarla benzer yükseklikte ve bitişik binaları birleştirici nitelikte tasarlanan yapı, monoton pencere yapısı ile çevre binalara uyum sağlarken, eğrisel cephesiyle Alman Ekspresyonizmini yansıtarak tezat oluşturulması planlanmış. Karma kullanıma açık bir bina olan Bonjour Tristesse (Fransızca’da “elveda hüzün”) , Almanya’nın savaştan sonraki kent kimliğine katkıda bulunurken, Alvaro Siza’ya da 1992 yılında Pritzker Ödülü’nü kazandırmıştır.

 

 Maltepe Üniversitesi Alvaro Siza Bulusması  (2017). Resim © Mimarlar Ne Der +?

 

Buluşmadan önce katılımcılara sunulan kaynaklar:

 

  • https://portoalities.com/en/10-memorable-buildings-of-the-arquitect-siza-vieira-in-porto/

  • https://www.architonic.com/en/microsite/alvaro-siza-vieira/5206589

  • https://bb358.wordpress.com/2016/06/05/bonjour-tristesse-alvaro-siza-cansu-karaman/

  • http://www.boyutpedia.com/895/7697/tutkun-ve-sebatkar-bir-modernist-alvaro-siza

  • https://www.archdaily.com/office/alvaro-siza-vieira

  • http://www.arkitera.com/haber/27821/alvaro-sizain-ikonik-havuzu-50-yasini-kutluyor

  • https://www.ukessays.com/essays/architecture/alvaro-siza-architecture-analysis-6318.php

  • https://dspace.mit.edu/bitstream/handle/1721.1/70162/12799370-MIT.pdf?sequence=2

  • Apaçıklığı İmgelemek, Alvaro Siza, Janus Yayıncılık

 

Katılımcılar:

 

  • Sibel Öksüz

  • Sena Kiremitçi

  • Cansu Soysal

  • Ayşe Didem Tekin

  • Sena Kiremitçi

  • Melis Özaltun

  • Ali Furkan Kiracı

  • Şerefcan Yıldız

  • Oğuzhan Koral

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Tanıtılan Yazılar

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Son Paylaşımlar

April 22, 2020

May 6, 2019

Please reload

Arşiv