Louis Sullivan

Louis Sullivan © Filozof.net

 

‘’BİÇİM İŞLEVİ İZLER.’’

 

Sullivan’a göre süs, işlev bunu gerektirdiği sürece yapılabilir. Eğer işlevinde süsü, gösterişi bulundurması gerekiyorsa forma bu aktarılmalıdır. Sullivan, bugün halen tartışmaları devam eden biçim mi, işlev mi? Sorularının en önemli fikir babalarından biridir. Modernizmi başlatan art nouveau akımından izler taşıyan Sullivan’ ın hayatı, kendisini bulmaya çalışan genç bir çocuk olarak başlamıştır.

 

3 Eylül 1856’ da Boston’ da doğdu. 1872’de mimarlık eğitimine başladı.1 yıl sonra Frank Fumess’in mimarlık bürosunda işe başladı. Eğitimini tamamladıktan sonra ülkesine dönerek hayatının en aktif mimarlığını yaşayacağı ortağı Adler ile tanıştı. 1881’de ortak mimari stiller arayan Adler ve Sullivan 120’yi aşkın gökdelen tasarımına imza attılar.

 

Peki neden gökdelen, neden dikey yapılaşma? 

18. yüzyılda savaş, ekonomik kriz, sosyal çöküntüler, şehrin yıkılmış ve un tanesi gibi ezilmiş durumu sanatçıları etkilediği kadar mimarımız Sullivan’ı da etkilemişti. Bu dönemde toplumun tekrar ayağa kalktığını, halkın güçlü olduğunu göstermek ve diğer devletlere adeta gövde gösterisi yapmak için yüksek yapılar yapılmak isteniyordu. Hızlı sanayileşme ve makine gücünden dolayı mühendislik harikası yapılar çıkarmak için yarışa girilmişti bile. Louis Henry Sullivan’ın üstün matematik bilgisi bu yarış için yeterliydi.

 

Louis Henry Sullivan’da rekabetini 120’yi aşkın gökdeleniyle gözler önüne seriyor. Günümüzde baktığımızda ne kadar tartışmalara sebep olsa da Chicagoda ki Sullivan izleri tüm kent silüetinde kendini göstermektedir. Hatta Chicago’nun ekolünü ilk kez o ortaya atmıştır. 

Willis Tower  © Koreadaily

 

Günümüze bıraktığı mühendislik ve tasarım öncüsü yapılarından ilki Oditoryum Binasıdır. 

                                                            Auditorium Building © Bill Zbaren 

  Auditorium building © Archiweb

     Oditoryum ©James Caulfield  

 

Sullivan bu binayı tasarlarken; halkı edebi ve sosyal alanlara yönlendirmek, biraz da olsa psikolojik krizden kurtarmak istemiştir. Binanın asıl amacı gösteri merkeziyken çevresine otel odaları, ofisler de eklenerek gösteri merkezini maddi yönden desteklemek, aynı zamanda çalışma amacıyla gelen kişileri sanatla buluşturmak içindir. Bence Sullivan, biçimi işlevle o kadar sıkı harmanlamıştır ki ikisi arasındaki ayrım; insanların ofis odalarında bir ayı çıkarmayı hesaplayan çıkarcı düşüncelerinin yerine gösterişli bir salonda baletleri izleyen modernist düşünceleri yer almıştır. Mimarımız tam da burada kendi üzerine düşen görevi çok iyi yerine getirmiş, çağına çözümler bulmuş diyebiliriz.

 

En beğendiğim benzetmelerinden birisi de gökdelenlerle ağaçlara atıfta bulunmasıdır. Ona göre bir gökdelen ağacın kökleri gibi sıkıca yere oturmalıdır. Ağacın gövdesi, yani diğer katlar ağacın dalları gibi farklılaşmalıdır. Ve yapı bir ağacın yapraklarını açarak bitmesi gibi farklı biçimde vurgulanmış üst katta son bulmalıdır. Yapı üstündeki süslemeler ise ağacın açmış çiçekleridir.

 

Sullivan’ın Chicago’ yu gökdelenlerle tanıştıran bir diğer yapısı ise Wainwright binasıdır. Ofis olarak kullanılan bu yapı cephesinde modernizmi aksettirir. Kızıl görünmesinin sebebi, Chicago’da bulunan toprak ve taş birleşiminden oluşan harcın kullanılmasıdır. Binanın temelleri, ortağı Adler tarafından yeni çözüm olan radye temeller üzerine atılmıştır.

 

Tower Block ©pinterest 

 

Her katın işlevine göre süslemeler yapması da yine biçimin işlevi izlediği kanısına dayanmaktadır. Yapıda gerekli işlev, zeminin gün ışığından yararlanmasıdır. Çözüm atrium yapılmasıdır.

                                        Biçim U şekli, işlev aydınlık zemin.

Wainwright Building Interior ©Crystal Clyburn

 

Mimar Sullivan -ne yazık ki- o dönemde tam anlaşılamamış ve servetinin çoğunu hakkında açılan davalarda kaybetmiş, bir otel odasında sessiz ve kimsesiz, 1924 yılında hayatını kaybetmiştir. 

 

Sonuç olarak, Louis Sullivan yenilikçi arayışlarıyla mimari görevini hayat felsefesi haline getirip kendine has çözümler getirerek o dönemi gökdelenlerle tanıştırmış, geleceğe ise kılavuz olmuştur. Günümüzde, her ne kadar çok katlı ve yüksek yapılara hayran olunsa da, güncel ihtiyaçlarımızın yatay yerleşimler, sürdürülebilir mimari ve enerji tasarruflu yapılar olduğunu unutmamak gerekir.

 

 

Kaynaklar:

 

 

Buluşmaya Katılanlar:

 

Berna DERE

Semih ÇÖMLEK

Yusuf MAVUŞ

Furkan Yaşar GÜMÜŞ

Diler Zeynep ESENKAL

Mehmet KARADENİZ

Deniz OKUMUŞ

Hanna VESNİC

Gözde SARITEKE

Ceylin HASTÜRK

İbrahim ERGİN

Zehra Nur SOYDABAŞ

Melek Gizem ÇATAROĞLU

Gülendam ULUSOY

Kaan ÜLKER

Mert ACARÖZ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Tanıtılan Yazılar

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Son Paylaşımlar

April 22, 2020

May 6, 2019

Please reload

Arşiv