Turgut Cansever

April 24, 2018

Turgut Cansever © dunyabizim

 

 

Bilge Mimar Turgut Cansever

 

Sizce tarihi ne kadar ön planda tutmalıyız? Ya da mimarlıkta tarihi referans almak faydalı mıdır? Turgut Cansever mimariye bakış açısıyla, güzel bir çevrede yaşamak için çevreyi güzelleştirmek gerektiğinin bilince olarak, eski medeniyetimizden ve kültürümüzden beslendiğimiz noktaları eserlerine yansıtırken bize bu soruların cevaplarını veriyor. Bize, tarihe bağlanmaktan ziyade tarihi öğrenmenin ne kadar önemli olduğunu ve tarihe bakmamız gerektiğini söylüyor. Geçmiş, bugün ve gelecek arasındaki bağı kurmasının yanı sıra var olan ile eklenen yapı arasındaki ilişkinin de nasıl olacağını göstermiş oluyor eserleriyle. Peki nedir tarihe bakmak?“ Herhangi bir şeyi bilmek için tarihi bilmek lazım. Böylece o disiplini daha iyi anlarız” diyor Cansever. Örnek olarak, Sadullah Paşa Yalısı’nın restorasyonunu ele alalım. Bu yapının zamanında bir köşesi çökmüş ve çürümüş. Mimar ilk olarak, binayı sağlamlaştırmaya çabalıyor. Ardından binanın tarihini zedelemeyecek şekilde seviyesiz ekleri binadan yok ediyor, Osmanlı zamanındaki halini kazandırmaya çalışıyor. Böylece Türk evinin gelişmiş örneklerinden biri olan Sadullah Paşa Yalısı, tarihinin izlerini bize okutacak şekilde günümüze aktarılmış oluyor. Cansever mimarlığını, tarihsel sürekliliği diğer dönemlere karşı koruma gayesinde olduğu yönünde eleştirmek mümkün olabilir.

 

Sadullah Paşa Yalısı © 3oda1salon

 

 

Ayrıca, Cansever’in değindiği bir başka nokta ise teknoloji. Teknolojiyi direk hayatımıza alırsak, eski medeniyetimizden, kültürümüzden beslendiklerimizi ne kadar yerleştirebiliriz eserlerimize? Sizce geçmiş dönemlerdeki sokak düzeni, şehir kurgusu neden bozuldu? Apartman, teknoloji ve betonarme ile geldi. Önce bahçeler kapatıldı, evlerden sonra doğrudan mülkiyet yapısı değişti. Teknoloji belki de Türk evi yapısının değişmesindeki en büyük etken oldu. Dünya üzerinde kırsal kesimden kente doğru yoğun bir eğilim var. Şehirlerimiz nüfus yoğunluğu ile baş etmek zorunda. Bu süreç içinde İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir gibi şehirleri örnek verecek olursak bu baş etme sürecinde tarihsel dokuları zedelenmeye, eski Türk evi yapısının yerini apartmanların, çok katlı yapıların yerini tuttuğu gözlemleniyor. Bunların getirdiği kentsel yoksulluk gibi olgular ise şehirlerimizin en önemli sorunlarından.

 

Turgut Cansever sanat ve mimarlık üzerinden şehirle yakın ilgi kuruyor. Sanat dünyayı güzelleştirmektir ve güzel bir dünya sadece sanatsal yapılarla değil, insanlar arasındaki ilişkileri oluşturan mekanları inşa etmekle mümkün. Dolayısıyla sürekli değişen ve düşünmemize imkan sağlayan sokak, mahalle, şehirden bahsediyoruz. “Sürekli değişim halinde olmak.” Bu değişim çerçevesinde eserler ortaya koymak. Ayrıca, bu değişimden yola çıkarak şöyle bir sonuca varılabilir: yaratım süreklidir ve sürekli oluş halindedir. Dünyayı değiştiren en önemli etken yapılardır. İnsanın vazifesi ise dünyayı güzelleştirmek, gelecek nesillerin de bu güzel dünyadan faydalanmasını sağlamaktır. Bizlerden sonra yaşayacak insanların da bu dünya üzerinde hakkı var.

 

Medipol Üniversitesi Turgut Cansever Buluşması Buluşması (2018) Resim © Mimarlar Ne Der +?

 

 

Kaynaklar:

 

 

Buluşmaya katılanlar:

 

  • Kübra İşlev 

  • Ferda Nur Yaşar

  • Büşra Yıldırım

  • Şevval Berrin Koca

  • Aydanur Bıyıkoğlu

  • Furkan Filiz

  • Ayşenur Melikoğlu

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Tanıtılan Yazılar

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Son Paylaşımlar

April 22, 2020

May 6, 2019

Please reload

Arşiv