Antoni Gaudi

İNSAN YAPIMI MI ?

DOĞANIN KENDİSİ Mİ ?

Bir kent, içerisinde yer alan birçok eserle sizi o şehrin mimarına götürebilir mi? Bir mimar, yapılarıyla sizi adeta bir masal dünyasına sürükleyebilir mi? Bu şehir Barcelona, mimar da Antoni Gaudi olduğu sürece sanıyoruz ki bu mümkün.


Her eserinde hissettiğimiz, gerçek dünyadan oldukça farklı olan bu atmosfer, Gaudi’nin dahilikle delilik arasındaki hayal dünyasının bizdeki karşılığı. Öyle ki yapılarını incelerken bunlar insan yapımı mı yoksa doğanın bizzat kendisi mi diye sormadan edemiyoruz.


Mimarlıkla ilgisi olmayanların bile dikkatini çeken yapıları oldukça emsalsiz. Bu yönüyle Gaudi yaşadığı dönemde aranan bir isim. Barcelona’da orta sınıfın güçlendiği, zenginliğin ve şehirleşmenin arttığı 19.yy’da özgün tasarımlarıyla Katalan burjuvası için adeta biçilmiş bir kaftan haline gelmiştir. Ekonomik özgürlük, o dönemde tasarımlarda da özgür çizgilerin önünü açmış gibi görünüyor.


Gaudi, doğadan aldığı ilhamı, gotik, art nouveau, modernizm gibi 19.yy akımlarıyla ifade etmiş, zamanla bu akımlardan sıyrılıp kendi özgür ve özgün üslubunu oluşturmuştur. Ona göre doğada düz çizgi yok. Bu nedenle binalarında organik formlara yer veriyor ve doğayı taklit ederek düz çizgileri reddediyor. Planlarında tekrara düşmekten de kaçınıyor, her kat planını farklı çözmeyi seviyor. Erken dönemlerinde doğu sanatlarından da etkilenmiş. Belki de yapılarındaki seramik işlemeler bu dönemlerden kalma bir alışkanlık. Gaudi, her işinde imzasını ortaya koyuyor. Buna ilk işi olan Placa Reial meydanının sokak lambaları da dahil.


Placa Reial Meydanı Sokak Lambaları ©️Serhat Engül


Orta sınıf bir aile için yaptığı Casa Batllo’yu incelerken bir ejderhanın nefes aldığını duyumsuyor, yapıldığı dönemin estetik anlayışına uymadığı için La Pedrera yani taş ocağı olarak adlandırılan Casa Mila’nın balkonlarında dalgaların arasında hissediyoruz kendimizi. Çatı strüktürü bir yılanın iskeletini andıran bina Barcelona’nın simgelerinden. Kont Guell’in isteğiyle başta bir konut alanı olması düşünülen fakat konutları rağbet görmediği için sadece iki tanesi tamamlanan Park Guell’i incelediğimizde ise bir mağarayı keşfedebiliyoruz. Yapılarında kullandığı renkler ve ışık değerlendirmeleri göz alıcı. Birer havalandırma aracı olan bacalar ise Gaudi’nin eserlerine yerleştirdiği heykeller sanki. Yapılarından fışkıran bu canlılık belki de Gaudi’nin ilhamının kaynağı olan doğanın dinamizminin ta kendisi.

Casa Mila Çatı Strüktürü ©️mimdap.org

Casa Mila ©️getyourguide.com

Casa Batllo ©️tripadvisor.com

Park Guell ©️archdaily.com

Antoni Gaudi’ye göre güzellik ve estetik, gerçekliğin yani varoluşun bir yansıması. Onun dünyadaki her şeye bir tasarım nesnesi olarak baktığını ve onlardan ilhamla nasıl benzersiz bir form zenginliği oluşturduğunu görmek muhteşem bir deneyim. Gaudi’nin doğaya baktığında gördükleriyle diğer insanların gördükleri arasında onun hayal gücünün süzgeci var adeta. Tam da bu açıdan baktığımızda La Sagrada Familia’nın bitirilme arzusunu sorgularken buluyoruz kendimizi. Şehrin ortasında kumdan bir kaleyi andıran devasa yapının üç cephesinden sadece biri Antoni Gaudi yaşarken tamamlanabilmiş. İsa’nın doğumunu anlatan tasvirler içeren cephenin adı Navity Facade. Kilisenin yapımı çok uzun zaman alınca gelen tepkiler üzerine Gaudi, “işverenim acelece değil” tabirini kullanıyor. Ömrünün son yıllarında kendini tamamen bu projeye adamasının arka planında yatan sebep belki de bu cümlede gizli. Çünkü koyu bir Katolik olan Gaudi bu eserini Tanrı’ya ithaf ediyor. Ölümünden sonra orijinal çizimlerin de yok olmasıyla kilisenin yapımı çıkmaza giriyor. İnşaat o kadar uzun sürüyor ki yapı bitmeden restorasyonu yapılıyor. Salvador Dali’ye göre “Projeyi sanatçısı olmadan devam ettirmeyi düşünmek bile ihanettir.” Ona göre kilise kentin ortasında çürüyen bir diş gibi bırakılmalıdır. Çünkü taş yerine tabiri caizse duygularla yapılan bu binada Gaudi’nin bakış açısını ve hayal dünyasını taklit etmek bizce de imkânsız.

La Sagrada Familia Passion Facade ©️arkitera.com

La Sagrada Familia Navity Facade ©️arkitera.com


Onun alışılmışın dışında bir dil konuşan mimarisi, insanları etkilemenin mimarlıktan ayrı düşünülemeyeceğini söylüyor bize. Dışavurumculuğu, bahçesindeki ağacı kendisine akıl hocası edinmesi ve daha birçok yönüyle de biz mimarlık öğrencilerine sıra dışı bir örnek teşkil ediyor Gaudi.

Haliç Üniversitesi Antoni Gaudi Buluşması (2018) Resim © Mimarlar Ne Der +?



Katılımcılara buluşmadan önce sunulan kaynaklar:

Katılımcılar:

  • Özlem Eğir

  • Beyzanur Gürel

  • Zeynep Bayraktar

  • Yasemin Kıldacı

  • Merve Öktem

  • Halil İbrahim Elkatmış

  • Nurdan Açıkgöz

  • Melda İnkaya

  • Büşra Avcı

  • Elif Aydan



Tanıtılan Yazılar
Yazılar Çok Yakında Burada
Birazcık daha sabır.
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Henüz etiket yok.
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

© All rights reserved.

Belink Studio 2015-2019

  • Facebook - Black Circle
  • Google+ - Black Circle
  • Pinterest - Black Circle
  • Instagram - Black Circle