Daniel Libeskind

November 12, 2018

Daniel Libeskind ©Ilan Besor

 

1946 doğumlu olan kariyerine müzikle başlayan ve devamında da müziği bırakmadığını müziğini mimariyle devam ettirdiğini söyleyen Daniel Libeskind’ı mimariye yön veren başarılı mimarlardan birisi olarak tanıyoruz.

 

Dekonstrüktivizm akımına öncülük eden 7 mimardan birisi olarak tanıdığımız Libeskind’ın eserlerinin neredeyse hepsinde bu akımdan izleri fazlasıyla görüyoruz. Yapılarında tekdüzeliği bozan çizgileri, çarpıtılmış açıları ve geometrileri bize dekonstrüktivizm akımını yaşattığı gibi mimarın kendine has tarzı ve üslubu olduğunu da gösteriyor. Akımı fazlasıyla yansıtan eserlerinden birkaçı olarak Las Vegas’ta bulunan Kent Merkezi Kristalleri Alışveriş Merkezini ve İngiltere’deki İmparatorluk Savaş Müzesini örnek olarak görüyoruz. Fakat her ne kadar eserlerinde tasarımsal farklılıkları görsek de Libeskind’ın bizlere asıl kazandırmak istediği şeyin tarih bilinci olduğunu farkına varıyoruz.

 

Imperial War Museum North © Studio Libeskind

 

Crystals at CityCenter © Scott Frances

 

Çok sayıda yaptığı müze eserlerinde asıl amacının her zaman kuşakların geçmişle gelecek arasındaki bağlantıyı kurabilmelerini, tarihi öğrenebilmelerini ve hissedebilmeleri olduğunu vurgulamıştır. Mimarlığı yaptığı eserleriyle kuşaklar boyunca kalıcı kıldığını düşünen Libeskind, tasarladığı Berlin Yahudi Müzesi ile ziyaretçilere tarihi olabildiğince hissettirmeye ve göstermeye çalışıyor. Karamsarlık hissini uyandıran uzun beton duvarlar, çok ince ve az aydınlatma sağlayan ışıklandırma, sonu bir yere çıkmayan koridorlar, kaybolma hissinini veren zikzak form ve fazla sayıda koridor bizlere tarihte yaşanılan duyguları göstermeye çalışıyor.

 

The Jewish Museum Berlin © Jüdisches Museum Berlin, Günter Schneider

 

Mimarlığı hem doğal çevre hem de insanlarla iletişim kurmak zorunda olan bir dil olarak tanımlayan Libeskind, malzemeye de fazlaca önem vermektedir. Mimarlığın dilinin malzeme ve ışıkla olması gerektiğini, ışığın bizlere eserini ve dünyayı anlatacak anahtar olduğunu göstermeye çalışmaktadır. Eserlerinde ışığı fazlaca kullanan, gece gündüz farklılaşan ışığın yansımalarından faydalanan Libeskind, ışığı dil olarak kullandığı eserlerinde bizlere yapının bulunduğu alanı hissettirmeyi amaçlamıştır.

 

Eserlerini hissettirmeye çalışan, kendine has üslubuyla fazlaca müze tasarlayan ve adı sürekli müzeleriyle anılan Libeskind aynı zamanda ağır eleştiri oklarının da hedefi olmuştur. Kullandığı geometrilerle tasarladığı müzelerinin sanat sergilemek için uygun olmadığı yönünde fazlaca eleştiri alan mimara örnek olarak Denver Sanat Müzesi’ni gösteriyorlar. Eserleri, form ve yapıldığı alana uyumu hakkında fazlaca eleştirilse de tarihi anlatmayı ve yaşatmayı amaç edinmiş Daniel Libeskind’ın eserlerini dünyada birçok şehirde görüyor ve keşfedebiliyoruz.

 

Medipol Üniversitesi Daniel Libeskind Buluşması (2018) Fotoğraf © Mimarlar Ne Der +?

 

Buluşmadan Önce Sunulan Referans Kaynakları:

  • https://emlakkulisi.com/guncel/mimar-daniel-libeskind-kimdir/589128

  • http://www.arkitera.com/etiket/5367/daniel-libeskind

  • http://v3.arkitera.com/s24-daniel-libeskind.html

  • https://www.ted.com/talks/daniel_libeskind_s_17_words_of_architectural_inspiration/transcript?language=tr#t-1204

  • http://www.mimarizm.com/haberler/bir-libeskind-vardi-ona-ne-oldu_116471

 

Buluşmaya Katılanlar :

  • Şevval Berrin Koca

  • Büşra Yıldırım

  • Kübra İşlev

  • Ozan Oğuzhan Durak

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Tanıtılan Yazılar

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Son Paylaşımlar

April 22, 2020

May 6, 2019

Please reload

Arşiv